2026-03-02

Ev Sahibi Hangi Durumlarda Kiracıyı Hemen Çıkarabilir? İzmir Kira Avukatı Rehberi

5 Dakika OkumaYazar: Av. Mert Kağan Çetin

Ev Sahibi Hangi Durumlarda Kiracıyı Hemen Çıkarabilir?

Türk hukuk sisteminde kiracı ve kiralayan arasındaki ilişkiler Türk Borçlar Kanunu kapsamında titizlikle düzenlenmiştir. Özellikle konut ve çatılı işyeri kiralarında kanun koyucu kiracıyı koruyan bir yaklaşım sergilese de belirli şartların oluşması durumunda ev sahibine sözleşmeyi tek taraflı feshetme ve tahliye talep etme hakkı tanımaktadır. Bu süreçlerin hızlı ve hukuka uygun şekilde yönetilmesi tarafların hak kaybına uğramaması açısından büyük önem arz etmektedir.

Kira sözleşmesinin sona erdirilmesi ve tahliye işlemleri sanıldığı kadar kolay bir süreç değildir. Kanunda belirtilen haklı nedenler oluşmadan bir kiracının evden çıkarılması hukuken mümkün görünmemektedir. Ancak bazı istisnai durumlarda ve belirli prosedürlerin takibiyle tahliye süreci hızlandırılabilmektedir. Bu yazımızda ev sahiplerinin hangi hukuki zeminlere dayanarak kiracılarını tahliye edebileceğini detaylarıyla inceleyeceğiz.

Mert Kağan Çetin Hukuk Bürosu olarak kira uyuşmazlıklarında uzmanlaşmış kadromuzla müvekkillerimize profesyonel destek sunmaktayız. İzmir ve çevresindeki uyuşmazlıklarda doğru strateji belirlemek davanın seyrini doğrudan etkilemektedir. Süreç hakkında profesyonel bir destek almak isterseniz İzmir kira avukatı birimimizle iletişime geçerek detaylı bilgi alabilirsiniz.


Özet

Tahliye taahhütnamesi geçerli bir şekilde düzenlenmişse ev sahibi icra dairesi veya mahkeme aracılığıyla süreci en hızlı şekilde sonuçlandırabilir.

Kira bedelinin süresinde ödenmemesi durumunda çekilen iki haklı ihtar veya temerrüt nedeniyle tahliye davası açılması mümkündür.

Ev sahibinin kendisinin, eşinin, altsoyunun veya üstsoyunun konut ihtiyacı doğması durumunda belirli süreler dahilinde tahliye davası açılabilmektedir.

Kiracının kiralanan taşınmaza kasten zarar vermesi veya komşulara karşı katlanılamaz davranışlarda bulunması sözleşmenin derhal feshi nedenidir.


Tahliye Taahhütnamesi ile Hızlı Tahliye Yolu

Kira hukukunda ev sahibinin elini en çok güçlendiren belge hiç şüphesiz geçerli bir tahliye taahhütnamesidir. Türk Borçlar Kanunu madde 352 uyarınca kiracı, kiralananı belirli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlenmişse ev sahibi bu tarihten itibaren bir ay içinde icra takibi başlatabilir. Bu yöntem mahkeme süreçlerine kıyasla çok daha hızlı sonuç veren bir mekanizmadır.

Ancak tahliye taahhütnamesinin geçerli olabilmesi için belirli şekil şartlarına uygun olması gerekmektedir. Taahhütnamenin kira sözleşmesiyle aynı gün imzalanmamış olması ve özgür iradeyle verilmiş olması yargıtay içtihatları gereğince zorunludur. Yanlış hazırlanan bir taahhütname tüm süreci aksatabileceği için tahliye davası hakkında bilgi sahibi olan uzman bir hukukçudan destek almak kritik önem taşır.

Taahhütnamenin varlığı durumunda ev sahibi dava açmak yerine doğrudan icra dairesine başvurarak tahliye emri gönderebilir. Kiracının bu emre itiraz etmemesi halinde tahliye süreci birkaç hafta içinde tamamlanabilmektedir. İtiraz durumunda ise icra hukuk mahkemelerinde açılacak dava ile sürecin sonuçlandırılması hedeflenir. Bu noktada profesyonel bir İzmir kira avukatı ile çalışmak usuli hataların önüne geçecektir.


Kira Bedelinin Ödenmemesi ve İki Haklı İhtar

Kiracının asli borcu olan kira bedelini zamanında ve tam olarak ödememesi ev sahibi için en temel tahliye nedenlerinden biridir. Bir kira yılı içerisinde iki farklı ayın kirasının ödenmemesi durumunda kiracıya iki ayrı haklı ihtar gönderilmesi gerekir. Bu ihtarların ardından kira yılının bitiminden itibaren bir ay içinde tahliye davası açma hakkı doğmaktadır.

İhtarların hukuki geçerliliği olması için noter kanalıyla gönderilmesi ve ödenmeyen kira bedellerinin açıkça belirtilmesi şarttır. Sadece bir kez kira ödenmedi diye kiracının hemen evden çıkarılması mümkün olmasa da bu durum temerrüt nedeniyle tahliye sürecini başlatabilir. Temerrüt durumunda kiracıya 30 günlük bir ödeme süresi verilir ve bu süre sonunda ödeme yapılmazsa sözleşme feshedilebilir.

Kira ödemelerindeki aksaklıklar sadece konutlar için değil işyerleri için de ciddi sonuçlar doğurmaktadır. İşyeri kiralarında da benzer prosedürler uygulanmakla birlikte bazı teknik detaylar farklılık gösterebilmektedir. Bu süreçte kira alacaklarının tahsili ve tahliye taleplerinin bir arada yürütülmesi ev sahibinin menfaatine olacaktır. Hak kaybı yaşamamak adına iletişim sayfamız üzerinden randevu alarak durumunuzu değerlendirebilirsiniz.


Acil tahliye durumları


İhtiyaç Nedeniyle Tahliye ve TBK 350

Türk Borçlar Kanunu m. 350 uyarınca kiraya veren; kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için taşınmazı konut ya da işyeri olarak kullanma zorunluluğu varsa sözleşmeyi sona erdirebilir. Ancak bu ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olması şarttır. Geçici nitelikteki ihtiyaçlar mahkemeler tarafından tahliye nedeni olarak kabul edilmemektedir.

İhtiyaç nedeniyle açılacak davalarda belirli sürelere riayet edilmesi davanın usulden reddedilmemesi için hayatidir. Belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde ise fesih dönemi ve sürelerine uygun olarak davanın açılması gerekir. İhtiyaç iddiasının ispatlanması noktasında tanık beyanları ve mevcut yaşam koşulları mahkeme heyeti tarafından titizlikle incelenmektedir.

Eğer taşınmaz yeni satın alınmışsa Türk Borçlar Kanunu madde 351 devreye girmektedir. Yeni malik, taşınmazı edindiği tarihten itibaren bir ay içinde kiracıya yazılı bir bildirim yaparak altı ay sonra tahliye davası açabilir. Bu süreçlerde özellikle tebligat aşamaları çok kritiktir. Yanlış zamanda yapılan bir tebligat hakkın kullanımını bir yıl erteleyebilir.


Kiracının Özen Borcuna Aykırılığı ve Komşularla Geçimsizlik

Kiracı, kiralanan taşınmazı özenle kullanmak ve taşınmazın bulunduğu yerdeki komşulara gerekli saygıyı göstermekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğün ağır bir şekilde ihlal edilmesi durumunda ev sahibi 30 günlük bir süre vermeksizin veya bu sürenin sonunda sözleşmeyi derhal feshedebilir. Taşınmaza ciddi bir zarar verilmesi veya binadaki huzurun geri dönülemez şekilde bozulması bu kapsamda değerlendirilir.

Özellikle apartman hayatında gürültü, izinsiz tadilat veya genel ahlaka aykırı davranışlar tahliye sebebi olarak yargıya taşınabilmektedir. Bu durumlarda olayın vahametine göre ev sahibinin tahliye davası açma hakkı bulunmaktadır. İspat noktasında kolluk tutanakları veya komşuların şikayet dilekçeleri delil olarak kullanılabilmektedir.

Sözleşmeye aykırılık teşkil eden durumlar arasında taşınmazın sözleşmede belirtilen amaç dışında kullanılması da yer alır. Örneğin konut olarak kiralanan bir yerin izinsiz şekilde ofis olarak kullanılması durumunda ev sahibi ihtar çekerek bu durumun düzeltilmesini isteyebilir. Düzeltilmediği takdirde tahliye süreci başlatılır. Bu karmaşık süreçlerde arabuluculuk süreci genellikle dava öncesi zorunlu bir aşama olarak karşımıza çıkmaktadır.


Yazılı Tahliye Taahhüdü Olmaksızın Tahliye Mümkün mü?

Birçok ev sahibi yazılı taahhüt olmadan kiracıyı çıkarmanın imkansız olduğunu düşünse de kanun başka imkanlar da tanımıştır. Kiracının veya eşinin aynı ilçe veya belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli bir konutunun bulunması durumunda ev sahibi sözleşmenin bitiminden itibaren bir ay içinde dava açarak tahliye isteyebilir. Burada kiracının konutunun olduğunu ev sahibinin sözleşme kurulurken bilmemesi şarttır.

Ayrıca on yıllık uzama süresi dolan kira sözleşmelerinde ev sahibi herhangi bir sebep göstermeksizin kiracıyı tahliye etme hakkına sahiptir. On yıllık uzama süresinin sonunda her uzama yılı bitiminden en az üç ay önce yapılacak bildirimle sözleşme feshedilebilir. Bu hüküm özellikle uzun süreli kiracısı olan ev sahipleri için önemli bir imkan sunmaktadır.

Fuzuli işgal veya sözleşmenin esaslı unsurlarının yerine getirilmemesi gibi durumlarda da hukuki yollara başvurulabilir. Her somut olayın kendine has dinamikleri olduğu unutulmamalıdır. Hukuki süreçlerin doğru yönetilmesi maliyet ve zaman tasarrufu sağlar. İzmir bölgesindeki tüm kira uyuşmazlıkları için deneyimli bir hukuk bürosundan danışmanlık almak en sağlıklı yoldur.


Sık Sorulan Sorular

Kiracım kirayı bir gün bile geciktirse çıkarabilir miyim?

Kiranın bir gün bile gecikmesi teknik olarak temerrüt oluşturur ancak bu durum doğrudan ve hemen tahliye sonucunu doğurmaz. Ev sahibinin noterden ihtar çekerek 30 günlük ödeme süresi vermesi gerekir. Eğer bu süre sonunda da ödeme yapılmazsa tahliye davası açılabilir. Ayrıca bir kira yılı içinde iki farklı gecikme yaşanırsa iki haklı ihtar yoluyla tahliye davası açma hakkı doğar.

Evimi sattığımda yeni sahibi kiracıyı hemen çıkarabilir mi?

Evin yeni sahibi eğer kendisinin veya bakmakla yükümlü olduğu kişilerin konut ihtiyacı varsa kiracıyı tahliye edebilir. Bunun için evi satın aldığı tarihten itibaren bir ay içinde kiracıya ihtarname göndermeli ve altı ay beklemelidir. Altı ayın sonunda kiracı çıkmazsa tahliye davası açılabilir. Alternatif olarak yeni malik, eski malik ile kiracı arasındaki kira sözleşmesinin bitiminden itibaren bir ay içinde de dava açabilir.

Kiracı evi başkasına kiralarsa ne yapmalıyım?

Kira sözleşmesinde aksine bir madde bulunmadığı sürece kiracı, kiralanan yeri başkasına devredemez veya alt kiraya veremez. Eğer kiracı izinsiz şekilde evi başkasına kiralarsa bu durum sözleşmeye esaslı bir aykırılık teşkil eder. Ev sahibi bu durumu tespit ettikten sonra gerekli hukuki ihtar prosedürlerini izleyerek sözleşmeyi feshedebilir ve tahliye davası açabilir.


Profesyonel Hukuki Destek

Kira hukuku, hem ev sahipleri hem de kiracılar için oldukça karmaşık ve sıkı şekil şartlarına bağlı bir alandır. Küçük bir usul hatası veya sürenin kaçırılması davanın yıllarca uzamasına veya haklıyken haksız duruma düşülmesine neden olabilir. Bu nedenle özellikle İzmir gibi büyükşehirlerde yaşanan yoğun kira uyuşmazlıklarında profesyonel bir rehberliğe ihtiyaç duyulmaktadır.

Mert Kağan Çetin Hukuk Bürosu olarak kira sözleşmelerinin hazırlanması, tahliye taahhütnamelerinin düzenlenmesi, tahliye davalarının takibi ve kira bedeli tespit davaları gibi alanlarda kapsamlı hizmet vermekteyiz. Müvekkillerimizin haklarını korumak ve süreci en hızlı şekilde sonuçlandırmak önceliğimizdir. Uzman ekibimizle çalışmak ve hukuki güvenliğinizi sağlamak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Stratejik bir yaklaşımla hareket eden İzmir kira avukatı ekibimiz, güncel Yargıtay kararları ve değişen mevzuat ışığında size en uygun çözümü sunacaktır. Tahliye süreçlerinde zaman kaybı yaşamamak ve mülkiyet hakkınızı etkin bir şekilde savunmak için hukuk büromuzun tecrübesinden yararlanabilirsiniz. Detaylı görüşme için ofisimizi ziyaret edebilir veya telefon üzerinden randevu oluşturabilirsiniz.


Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Somut durumunuz için mutlaka bir avukata danışmanız önerilir.

Uyarı: Bu makale bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki işlemlerinizde hak kaybı yaşamamak için mutlaka bir avukat ile iletişime geçiniz.
M

Av. Mert Kağan Çetin

Danışmanlık Alın

İlgili Makaleler