2026-05-02

Aile İçi Şiddet ve Koruma Kararı Süreci: 6284 Sayılı Kanun Rehberi

8 Dakika OkumaYazar: Av. Mert Kağan Çetin

Aile İçi Şiddet ve Koruma Kararı Süreci

Aile içi şiddet, fiziksel, psikolojik, cinsel veya ekonomik boyutlarıyla bireylerin temel haklarını ihlal eden ciddi bir toplumsal sorundur. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, şiddet mağdurlarının hızlı ve etkili biçimde korunmasını sağlamak amacıyla kapsamlı bir yasal çerçeve oluşturmuştur. İzmir boşanma avukatı olarak aile içi şiddet vakalarında mağdurların haklarını korumak ve gerekli hukuki süreçleri yürütmek en öncelikli çalışma alanlarımızdan biridir.

Kanun, mağdurun korunması için delil şartı aramaması, başvurunun ücretsiz olması ve kararların kısa sürede verilmesi gibi özellikleriyle mağdur lehine güçlü bir koruma mekanizması sunmaktadır. Bu yazıda, 6284 sayılı kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbirler, başvuru süreci, uzaklaştırma kararı ve ihlal halinde uygulanacak yaptırımlar detaylı olarak ele alınmaktadır.


Ozet

  • 6284 sayılı kanun; fiziksel, psikolojik, cinsel ve ekonomik şiddete karşı koruma sağlar
  • Koruyucu tedbirler mülki amir veya hakim tarafından, önleyici tedbirler yalnızca hakim tarafından verilir
  • Başvuru için delil veya belge sunulması zorunlu değildir; mağdurun beyanı esas alınır
  • Tedbirler en fazla altı ay süreyle verilir ancak sınırsız sayıda uzatılabilir
  • Tedbir ihlalinde 3 ila 30 gün arasında zorlama hapsi uygulanır

6284 Sayılı Kanunun Kapsamı ve Amacı

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, 20.03.2012 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanunun amacı, şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması amacıyla alınacak tedbirlere ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

Kanun, şiddeti dört ana kategoride tanımlamaktadır: fiziksel şiddet (darp, yaralama), psikolojik şiddet (tehdit, hakaret, aşağılama), cinsel şiddet ve ekonomik şiddet (gelire el koyma, çalışmayı engelleme). Bu tanımların geniş tutulması, farklı şiddet biçimlerinin tümünün yasal koruma kapsamına alınmasını sağlamaktadır.

Önemle belirtmek gerekir ki kanun yalnızca eşler arasındaki şiddeti değil, aile bireyleri, birlikte yaşayan veya yaşamış kişiler ve tek taraflı ısrarlı takip mağdurları arasındaki şiddeti de kapsamaktadır. Çekişmeli boşanma davalarında şiddet olgusu, kusur tespitinde belirleyici rol oynamaktadır.


Koruyucu Tedbirler

6284 sayılı kanunun 3. maddesi, şiddet mağdurlarına yönelik koruyucu tedbirleri düzenlemektedir. Bu tedbirler hem mülki amir hem de hakim tarafından verilebilir.

Mülki Amir Tarafından Verilecek Tedbirler

Valilik veya kaymakamlık tarafından verilebilecek koruyucu tedbirler şunlardır:

  • Mağdura ve gerekiyorsa beraberindeki çocuklara barınma yeri sağlanması
  • Geçici maddi yardım yapılması
  • Psikolojik, mesleki, hukuki ve sosyal rehberlik hizmetleri verilmesi
  • Hayati tehlikenin bulunması halinde geçici koruma altına alınması
  • Kreş yardımının sağlanması

Hakim Tarafından Verilecek Koruyucu Tedbirler

Aile mahkemesi hakimi tarafından verilebilecek ek koruyucu tedbirler şunlardır:

  • İşyerinin değiştirilmesi
  • Kişi ve çocukları için kimlik bilgilerinin değiştirilmesi
  • Aile konutu üzerine şerh konulması
  • Tapu kütüğüne aile konutu şerhi düşülmesi

Aile içi şiddet hukuki süreç


Önleyici Tedbirler (Uzaklaştırma Kararı)

6284 sayılı kanunun 5. maddesi, şiddet uygulayana yönelik önleyici tedbirleri düzenlemektedir. Bu tedbirler yalnızca hakim tarafından verilebilir ve uygulamada en bilinen biçimi uzaklaştırma kararıdır.

Hakim tarafından verilebilecek önleyici tedbirler şunlardır:

  • Şiddet mağduruna yönelik tehdit, hakaret, aşağılama gibi tutumların yasaklanması
  • Müşterek konuttan uzaklaştırılma ve konutun mağdura tahsis edilmesi
  • Mağdurun bulunduğu konuta, işyerine ve okula yaklaşmaması
  • Çocuklarla kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde kurulması
  • Mağdurun eşyalarına zarar vermemesi
  • İletişim araçlarıyla mağduru rahatsız etmemesi
  • Silahlarının kolluğa teslim edilmesi
  • Alkol veya uyuşturucu bağımlılığı varsa tedaviye yönlendirilmesi

Uzaklaştırma kararı ilk etapta en fazla altı ay süreyle verilir. Ancak şiddet tehlikesinin devam ettiği hallerde bu süre, talep üzerine veya resen uzatılabilir. Uzatma sayısında herhangi bir sınırlama bulunmamaktadır.


Başvuru Süreci

Koruma kararı başvurusu, bürokrasiden arındırılmış ve mağdurun kolayca erişebileceği biçimde düzenlenmiştir.

Başvuru Yapılabilecek Yerler

  • Aile Mahkemesi
  • Cumhuriyet Başsavcılığı
  • Kolluk kuvvetleri (polis veya jandarma karakolu)
  • Şiddet Onleme ve İzleme Merkezi (SONIM)
  • Mülki amir (valilik/kaymakamlık)

Başvuru Şekli

Başvuru sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Avukat zorunluluğu bulunmamaktadır ve başvuru ücretsizdir. Acil durumlarda kolluk kuvvetleri doğrudan geçici tedbir kararı talep edebilir.

Delil Gereksinimi

6284 sayılı kanunun en önemli özelliklerinden biri, koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmamasıdır. Mağdurun beyanı esas alınır. Bu düzenleme, acil koruma ihtiyacının karşılanmasını amaçlamaktadır. Ancak bu durum, önleyici tedbirler açısından hakimin takdir yetkisini ortadan kaldırmaz.

Karar Süresi

Hakim veya mülki amir, koruma kararını ilke olarak aynı gün, en geç yirmi dört saat içinde vermelidir. Acil durumlarda kolluk amirleri de geçici tedbir kararı verebilir ve bu karar derhal hakimin onayına sunulur.

Pratik Senaryo 1: Acil Koruma Başvurusu

Zeynep Hanım, eşi tarafından fiziksel şiddete maruz kalmıştır. En yakın polis karakoluna başvurarak durumu bildirmiştir. Kolluk kuvvetleri, Zeynep Hanım'ın ifadesini aldıktan sonra derhal Aile Mahkemesine koruma kararı talebinde bulunmuştur. Hakim aynı gün içinde eşin müşterek konuttan uzaklaştırılmasına, konuta ve işyerine yaklaşmamasına ve iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesine ilişkin tedbir kararı vermiştir.

Pratik Senaryo 2: Psikolojik Şiddet ve Ekonomik Kontrol

Elif Hanım, eşi tarafından sürekli olarak aşağılanmakta, çalışması engellenmekte ve banka kartına el konulmaktadır. Elif Hanım, Şiddet Onleme ve İzleme Merkezi'ne (SONIM) başvurmuştur. Merkez, Elif Hanım'a psikolojik destek sağlamış ve Aile Mahkemesine başvurarak koruyucu ve önleyici tedbir kararı alınmasını talep etmiştir. Mahkeme, eşin tehdit ve aşağılamada bulunmaması, Elif Hanım'ın gelirini kullanmasının engellenmemesi ve gerekli görülürse geçici maddi yardım yapılması yönünde karar vermiştir.


Tedbir Kararının İhlali ve Zorlama Hapsi

6284 sayılı kanunun 13. maddesi, tedbir kararlarının ihlali halinde uygulanacak zorlama hapsini düzenlemektedir.

Zorlama Hapsi Süreleri

Hakkında tedbir kararı verilen kişi, bu kararın gereklerine aykırı hareket ederse fiili ayrı bir suç oluştursa bile ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre hakim kararıyla zorlama hapsine tabi tutulur:

  • Ilk ihlal: 3 ila 10 gün zorlama hapsi
  • Tekrarlayan ihlaller: 15 ila 30 gün zorlama hapsi
  • Toplam süre sınırı: 6 ayı aşamaz

Zorlama hapsi, hükümlülük kaydına esas alınmaz ve adli sicile işlenmez. Ancak tedbir kararının ihlali aynı zamanda farklı bir suç oluşturuyorsa (örneğin kasten yaralama, tehdit) ayrıca ceza davası açılabilir.

Zorlama Hapsinin Şartları

Zorlama hapsi kararı verilebilmesi için tedbir kararının usulüne uygun biçimde tebliğ edilmiş olması gerekir. Tebliğ yapılmadan ihlalden söz edilemez. Ayrıca ihlal fiilinin kişinin aktif eylemiyle gerçekleşmiş olması aranır; pasif davranış zorlama hapsi için yeterli değildir. İhlalin ispatında ise şüpheden sanık yararlanır ilkesi uygulanır.


Koruma Kararı ve Boşanma Davası İlişkisi

Koruma kararı ile boşanma davası birbirinden bağımsız hukuki süreçlerdir. Koruma kararı alınması boşanma davası açılmasını zorunlu kılmaz; boşanma davası açılmadan da koruma tedbiri talep edilebilir.

Ancak uygulamada koruma kararı, boşanma davasında önemli bir delil olarak değerlendirilmektedir. Mahkemece verilen koruma kararları, şiddet olgusunun varlığına ilişkin güçlü bir karine oluşturur. Bu durum, boşanmada kusur tespitinde ve tazminat taleplerinde mağdur lehine sonuç doğurabilir.

Şiddet mağduru eşin nafaka ve velayet taleplerinde de koruma kararının varlığı mahkemece dikkate alınan önemli bir unsurdur. Özellikle velayet davalarında çocuğun üstün yararı ilkesi çerçevesinde şiddet uygulayan ebeveynin velayet talebi genellikle reddedilmektedir.


Sık Sorulan Sorular

Koruma kararı almak için delil sunmak zorunlu mu?

Hayır, 6284 sayılı kanun uyarınca koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığına dair delil veya belge aranmaz. Mağdurun beyanı esas alınır. Bu düzenleme, acil durumlarda mağdurların hızla korunabilmesini sağlamak amacıyla getirilmiştir. Ancak önleyici tedbirler için hakim takdir yetkisini kullanarak ek bilgi talep edebilir.

Koruma kararı ne kadar süreyle geçerlidir?

6284 sayılı kanun kapsamında verilen koruma tedbirleri en fazla altı ay süreyle geçerlidir. Ancak şiddet tehlikesinin devam ettiği durumlarda mahkeme kararıyla bu süre uzatılabilir. Uzatma kararı için sınırsız sayıda başvuru yapılabilir ve her uzatma en fazla altı aylık dönemler halinde verilir.

Koruma kararını ihlal eden kişiye ne olur?

6284 sayılı kanunun 13. maddesi uyarınca, tedbir kararını ihlal eden kişiye ilk ihlalde 3 ila 10 gün arasında zorlama hapsi uygulanır. Tekrarlayan ihlallerde bu süre 15 ila 30 güne çıkarılabilir. Zorlama hapsinin toplam süresi altı ayı aşamaz. Ayrıca ihlal aynı zamanda ayrı bir suç oluşturuyorsa ceza davası da açılabilir.

Sadece eşler mi koruma kararı başvurusunda bulunabilir?

Hayır, 6284 sayılı kanun yalnızca eşleri değil, aile bireylerini, birlikte yaşayan veya yaşamış kişileri, çocukları ve tek taraflı ısrarlı takip mağdurlarını da kapsamaktadır. Evli olma şartı aranmaz. Aynı zamanda erkekler de şiddet mağduru olarak koruma kararı talep edebilir; kanun cinsiyet ayrımı yapmamaktadır.

Koruma kararı boşanma davasını etkiler mi?

Doğrudan bir etkisi olmamakla birlikte, koruma kararı boşanma davasında önemli bir delil niteliği taşır. Mahkemece verilen koruma kararları, şiddet olgusunun ispatında güçlü bir karine oluşturur ve kusur tespitinde dikkate alınır. Bu durum, tazminat ve nafaka miktarlarını olumlu yönde etkileyebilir.


Profesyonel Hukuki Destek

Aile içi şiddet, bireylerin fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü tehdit eden acil müdahale gerektiren bir durumdur. 6284 sayılı kanun kapsamında haklarınızı bilmek ve gerekli hukuki süreçleri doğru yürütmek, etkin koruma sağlanması açısından büyük önem taşımaktadır.

İzmir boşanma avukatı olarak koruma kararı başvurusu, tedbir kararlarının takibi, boşanma davası ve bağlı talepler (nafaka, velayet, tazminat) konularında müvekkillerimize kapsamlı hukuki destek sunmaktayız. Acil durumlarda veya hukuki süreçlerinizle ilgili bilgi almak için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.


Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Somut durumunuz için mutlaka bir avukata danışmanız önerilir.

Uyarı: Bu makale bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki işlemlerinizde hak kaybı yaşamamak için mutlaka bir avukat ile iletişime geçiniz.
Av. Mert Kağan Çetin - İzmir Avukat

Av. Mert Kağan Çetin

Danışmanlık Alın

İlgili Makaleler

İzmir'de Hukuki Desteğe mi İhtiyacınız Var?

Kira, iş, boşanma ve tazminat hukuku alanlarında uzman avukatlık hizmeti alın.